Tarih: Kasım 08, 2025 Yazar: Yorum: 0 yorum

Sarı ışık

 



Yatağında uzanmış karnını tutuyordu. Tüm geceyi uyku ile uyanıklık arasında geçirmişti. Karın ağrısı, kabuslar, sersem bir uykuydu..
Terliklerini giyip, yatak odasındaki boy aynasının karşısına geçti. Gözlerini kısarak kendisine baktı. Bir süre sonra ayaklarından başına kadar vücudunu saran tüm renkleri görmeye başladı. Eğer dışarıda rüzgarlı bir havada olsaydı, ya da kalabalık bir yerde olsaydı, vücudundan bulut şeklinde küçük küçük renklerin koparak ayrıldığını, aynı şekilde de yerine yenilerinin geldiğini görecekti. Ancak yatak odasında sadece renkleri ve hareketlerini görüyordu. Vücudunu dikkatlice inceledi, kahverengi ve gri renkleri arıyordu. Kendisinde siyah renk olmayacağını biliyordu. Bu incelemeyi defalarca yapmıştı. Sadece son zamanlarda biraz ihmal etmişti. Nereye bakması gerektiğini biliyordu. Hızlı bir bakıştan sonra karnına odaklandı. Sarı bir ışık hüzmesinin içinde, gri ve kahverengi renkleri gördü. İnce birer çizgi gibiydiler. Onları çok önemsemedi. Daha da dikkatli bakınca devinim halindeki sarı rengin tonları içinde uçuşan siyah renkleri görünce endişesi arttı. İlk kez vücudunda siyah renkle karşılaşmıştı. Derin bir nefes aldı. Biraz korku, biraz da endişeyle karışık bir histi hissettikleri....
Hızlıca dün akşam sandalyenin üzerine bıraktığı kıyafetlerini giydi. Sonra sakinleyince tekrar çıkardı. Acemice davrandığı ve panik olduğu için kendi kendine gülümsedi. Salona giderek her zamanki koltuğuna oturdu. On dakika kadar nefes egzersizi yaptı. Sonra tekrar giyindi. 
Arabasını çalıştırdığında hangi yöne gideceğini kafasında planlamıştı. Nisan ayının ilk haftasıydı.  Daha öncede bir arkadaşı için, yine Nisan ayında oraya gitmişti. Konya yoluna çıktığında halen daha nefes egzersizine devam ediyordu. Bala yoluna doğru döndü. Yaklaşık yarım saat kadar arabayı sürdü. Yüksekçe bir tepenin yanında durdu. Güneş parlaktı, havada bahar kokusu vardı. Derin bir nefes alarak tepeye tırmandı. En tepeden aşağılara ve uzaklara bakındı. Sarı bir renk arıyordu, ama içinde mavi ışık kıvılcımları da olması gerekiyordu. Arkasına dönüp daha yüksek tepelere doğru baktı. Yaklaşık yüz elli,, iki yüz metre kadar ileride büyük sarı ışık hüzmesini gördü. Oraya doğru tırmandı. Geçen yılda buna benzer sarı ışık hüzmesini buralarda görmüştü. Işığa iyice yaklaştı. Bunlar mor renkli küçük dağ çiçekleriydi. Sadece kendisine yetecek kadarını topladı. Çünkü diğerlerini başkaları için bırakması gerekiyordu. Yani doğada yaşayan hayvanlar için..Onlar da bu sırrı biliyorlardı çünkü..


Saatlerce bu çiçeklerin yanında oturdu. Vücudundaki ışıkla, bu ışık huzmesi arasındaki etkileşimi gözlemledi. Çiçeklerden kopan sarı ışık bulutlarının kendi vücuduna girişini bir kez daha hayranlıkla inceledi. Bu bir mucizeydi. Hiç bir şey yapmasına gerek yoktu. Sadece yanlarında oturması yeterliydi. Saatler sonra kalktı. Arabasına doğru ilerlerken, küçük bir tepenin üzerindeki ağaçlardan yayılan büyük yeşil ışık huzmesini gördü. Bir arkadaşının göğüs ağrısı için ağaçların yapraklarından topladı. Ağaçların arasında çok kuvvetli bir turuncu ışık gördü. Küçük yeşil bir ottu. Onu da kasık ağrısı olan bir arkadaşı için topladı.
Eve geldiğinde, güneş yatay pozisyona geçmişti. Kendisi için topladığı mor çiçekleri yaptığı salatanın üzerine koydu. Arkadaşları için topladığı bitkileri kuruması için balkona asmıştı.
Salatasını yerken Lokman Hekimi düşünüyordu. Bir tepenin üzerinde durmuş sarı ışık huzmesi arıyordu...


Önder Güngör / Ankara / 08.11.2025

0 Yorum:

Yorum Gönder